Tüm yazılar
Güncel Gelişmeler

Eski damattan 5 yıllık kira talebi: Yargıtay reddetti

AyLex Hukuk Masası18 Ekim 20265 dk okuma
Güneşli, boş ve modern bir salon; masada anahtarlar ve sade bir dosya.

Kısa cevap

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kayınbabanın kendi adına kayıtlı evde 5 yıl boyunca oturan eski damadından istediği kira talebine ilişkin yerel mahkeme ret kararını, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle onadı.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kayınbabanın kendi adına kayıtlı evde 5 yıl boyunca oturan eski damadından talep ettiği kiraya ilişkin yerel mahkeme ret kararını onadı. Karar, İstanbul'da 2020'de açılan davanın reddedilmesi ve istinaf başvurusunun da reddinin ardından yapılan temyiz incelemesiyle verildi. Daire, aynı dosyada altın ve döviz cinsinden ileri sürülen borç iddiaları yönünden ise yerel mahkeme kararını bozdu.

Öne çıkanlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle kira istemine ilişkin ret kararını onadı.
  • Kararda, söz konusu evin 5 yıl boyunca davacının kızı ve eski damadı tarafından kullanıldığı belirtildi.
  • Altın ve döviz borcu yönünden dosyaya sunulan adi senet niteliğindeki belgenin mahkemece değerlendirilmemesi bozma nedeni sayıldı.
  • Kararda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca bu tür belgelerin delil sayıldığı ve ispat yükünün taraflarda olduğu vurgulandı.

Ne oldu?

Dava, İstanbul'da yaşayan bir kişinin 2020'de kızının eski eşine açtığı davayla başladı. Davacı kayınbaba, kızının evli olduğu dönemde yaşadıkları ve kendi adına kayıtlı ev için kira talep etti; ayrıca eski damadının evlilik sürecinde kendisinden altın ve döviz cinsinden aldığını ileri sürdüğü borçların ödenmesini istedi. Davalı eski damat ise herhangi bir borcunun bulunmadığını, evli olduğu dönemde davacının kızıyla söz konusu evde yaşadıklarını ve aralarında kira ilişkisi olmadığını savundu.

Yargılamayı yapan Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, hem kira hem de diğer borç iddiası yönünden davanın reddine karar verdi. Davacının istinaf başvurusunun reddi üzerine dosya temyiz incelemesine geldi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira istemi yönünden ret kararını hukuka uygun bularak onadı; iddia olunan diğer borçlar yönünden ise bozma kararı verdi.

Kira sözleşmesi olmadan kira talep edilebilir mi?

Kira ilişkisi kural olarak taraflar arasında kurulan bir kira sözleşmesine dayanır; sözleşme yoksa yalnızca bir taşınmazda fiilen oturmuş olmak, geriye dönük kira alacağı doğurmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da bunun karşılığında kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak düzenlenir; yani kira, tarafların karşılıklı irade beyanıyla kurulan ve bedel unsurunu içeren bir ilişkidir.

Kararda Daire, söz konusu evin 5 yıl boyunca davacının eski damadı ile kızı tarafından kullanıldığını, ancak taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığını belirterek yerel mahkemenin ret kararını doğru buldu. Kararın gerekçesinde, "Mahkemece ret kararı verilmiş olması doğru görülmekle, davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir." ifadelerine yer verildi. Uygulamada, yakın akrabalar arasında bedelsiz olarak kullandırılan konutların kira değil, kullanım ödüncü ilişkisi olarak nitelendirilmesi eğilimi bulunduğunu da hatırlatmak gerekir; bedelsiz kullanımda kira bedeli unsuru gerçekleşmez.

Neden tartışılıyor?

Karar, ev sahibinin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi ile evlilik ve boşanma sonrası aile ilişkilerinin getirdiği fiili durumu karşı karşıya getirdiği için tartışılıyor. Davacı kayınbaba cephesinden bakıldığında, kendi adına kayıtlı bir taşınmaz beş yıl boyunca kullanılmış, bu süre boyunca kendisine bir kira bedeli ödenmemiş ve dosyaya boşanma sonrasında dava açılarak bu dönemin karşılığı istenmiştir. Eski damat cephesinden bakıldığında ise taşınmaz, evlilik birliği devam ederken aile içi bir kullanım çerçevesinde tahsis edilmiş; taraflar arasında kira bedeli ve ödeme takvimi üzerinde hiçbir anlaşma kurulmamıştır.

Bu iki konum arasındaki gerilim, aile içi bedelsiz kullanımların sonradan ticari bir kira ilişkisine dönüştürülüp dönüştürülemeyeceği sorusunda düğümleniyor. Karar, kira ilişkisinin sözleşmeyle kurulduğu yönündeki genel kuralı koruyor; buna karşılık dosyada ileri sürülen diğer borç iddiası yönünden dosyanın yeniden değerlendirilmesinin önünü açıyor.

Altın ve döviz borcu neden bozuldu?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, altın ve döviz cinsinden ileri sürülen alacak yönünden yerel mahkemenin ret kararını bozdu; gerekçe, dosyaya sunulan belgenin delil olarak değerlendirilmemesidir. Kararda, davacı kayınbaba tarafından dava dosyasına, eski damat tarafından el yazısıyla yazılmış borç miktarları ile "aldım" ifadesi bulunan bir kağıdın sunulduğu belirtildi.

Kararda adi senet, "bir borç ve hak doğurmak ya da bir borcu veya hakkı kanıtlamak amacıyla düzenlenen, resmi makamların katılmadığı, taraflarca düzenlenen, borçlunun imzasını içeren yazılı belge" olarak tanımlandı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca bu tür belgelerin delil sayılacağı ifade edildi. Kararda ayrıca ispat yüküne ilişkin olarak, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu değerlendirmesine yer verildi.

Daire, adi senet olarak kabul edilebilecek bu belgenin ve ilgili hususların mahkemece değerlendirilmediğini, bunun hukuka aykırı olduğunu belirterek bozma kararı verdi. Bu yönüyle karar, kira ilişkisi kurulmadığı yönündeki tespiti kesinleştirirken, yazılı borç belgesine dayanan alacak iddiasını yerel mahkemenin yeniden incelemesine bırakıyor.

Uygulamada nelere dikkat edilmeli?

  • Aile içinde bedelsiz kullandırılan konutlarda kira ilişkisi kurulmak isteniyorsa bunun yazılı bir sözleşmeyle ve bedel unsuruyla baştan belirlenmesi, sonradan doğacak ispat tartışmalarını azaltır.
  • Boşanma sonrası geçmiş döneme ilişkin kira talebi, kira sözleşmesinin varlığı ispatlanamadığı sürece ret riski taşır; dava dilekçesinde sözleşme, yazışma veya ödeme belgesi gibi somut delillere dayanılmalıdır.
  • El yazısıyla düzenlenen ve borçlu imzasını taşıyan belgeler adi senet niteliğinde delil olabilir; bu belgelerin dosyaya sunulması ve mahkemeden değerlendirilmesinin açıkça istenmesi gerekir.
  • Altın ve döviz cinsinden alacaklarda miktarın ve teslimin yazılı belgeyle veya tanık beyanıyla desteklenmesi, bozma sonrası yargılamada sonucu doğrudan etkiler.
  • Her uyuşmazlık kendi somut olayının özelliklerine göre değerlendirilir; taşınmazın tahsis biçimi, tarafların ilişkisi ve ödeme geçmişi ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Kayınpeder, eski damadından geçmiş yıllara ait kira isteyebilir mi?

Taraflar arasında kira sözleşmesi bulunuyorsa geçmiş dönem kira alacağı talep edilebilir. Sözleşme yoksa ve taşınmaz aile içi bedelsiz kullanım çerçevesinde tahsis edilmişse Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin ret kararını hukuka uygun bulmuştur.

Bir taşınmazda fiilen oturmak kira borcu doğurur mu?

Kira ilişkisi sözleşmeyle kurulur; yalnızca taşınmazda oturmuş olmak tek başına kira borcu doğurmaz. Kararda taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığı açıkça belirtilmiştir.

El yazısıyla yazılmış borç kağıdı mahkemede delil olur mu?

Kararda adi senet tanımı yapılmış ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca bu tür belgelerin delil sayılacağı ifade edilmiştir. Mahkemenin bu belgeyi değerlendirmemesi bozma nedeni görülmüştür.

Yargıtay kararı dosyayı kesin olarak bitirdi mi?

Kira istemi yönünden yerel mahkemenin ret kararı onanmıştır. Altın ve döviz cinsinden borç iddiası yönünden ise karar bozulduğu için bu kısım yerel mahkemede yeniden değerlendirilecektir.

Karar, kira ilişkisinin sözleşmeye dayandığı yönündeki genel kuralı bir kez daha ortaya koyarken, yazılı borç belgelerinin delil olarak mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini de gösteriyor.

Sizce, evlilik döneminde bedelsiz kullandırılan bir konut için boşanma sonrasında kira istenmesi adil mi?

Kira sözleşmesinin kurulması, adi senet ve ispat yüküne ilişkin mevzuat ve içtihat, AyLex'te kaynaklarıyla araştırılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Önce görün, sonra karar verin.
Demo ücretsizdir; tüm modülleri canlı gösterelim.

İlgili yazılar