Tüm yazılar
Güncel Gelişmeler

AİHM kararı uygulanmadı: yeniden yargılama talebi reddedildi

AyLex Hukuk Masası14 Ekim 20265 dk okuma
Aydınlık bir hukuk bürosunda masadaki dosyaları inceleyen avukatın elleri

Kısa cevap

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin ihlal kararına dayanan yeniden yargılama, infazın durdurulması ve tahliye taleplerini reddetti. Karar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 318/3 uyarınca dosya üzerinden verildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin 25 Ağustos 2026 tarihli ihlal kararına dayanılarak yapılan yeniden yargılama, infazın durdurulması ve tahliye taleplerini reddetti. Mahkeme, 2021/178 Esas, 2022/178 Karar sayılı ilamının infazının devamına hükmetti. Karar, kesinleşmiş bir AİHM hükmünün iç hukukta hangi usulle yerine getirileceği sorusunu gündeme taşıdı; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) uyma yükümlülüğüne ilişkin hükmü ile iç hukuk yollarının tüketilmesi şartı aynı dosyada karşı karşıya geldi.

Öne çıkanlar

  • İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, talepleri 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 318/3 uyarınca dosya üzerinden reddetti ve hükmün infazının devamına karar verdi.
  • Ret gerekçesinde AİHS m. 35 kapsamındaki kabul edilebilirlik koşullarına ve iç hukuk yollarının tüketilmediğine dayanıldı; AİHM'in temyiz mahkemesi olmadığı vurgulandı.
  • AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos 2026 tarihli kararında derhal serbest bırakma ve mahkumiyetin tüm sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiğine hükmetmişti.
  • Karara karşı, tebliğden itibaren iki hafta içinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz yolu açık.

Ne oldu?

Gezi Parkı davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan ve 2017 yılından bu yana tutuklu bulunan başvurucu, yargılama sürerken AİHM'e başvurmuştu. AİHM'in ilk kararında kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği, tutukluluğun AİHS m. 18 kapsamında haklara getirilen kısıtlamaların amacı dışında kullanılması niteliği taşıdığı tespit edilmişti. Mahkumiyet kararı sonrasında süreç Yargıtay aşamasında kesinleşti.

AİHM Büyük Dairesi 25 Ağustos 2026 tarihli kararında Türkiye'yi AİHS m. 6 kapsamındaki ihlaller nedeniyle mahkum etti; bu kararın kesin nitelikte olduğu belirtiliyor. Kararın ardından hükümlünün avukatları, hükmü veren İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak yeniden yargılama, infazın durdurulması ve tahliye talebinde bulundu. Mahkeme bugün bu talepleri reddetti; hükümlülük nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılma hali devam ediyor.

Mahkemenin ret gerekçesi neye dayanıyor?

Yerel mahkeme, talepleri esastan incelemek yerine usul gerekçesiyle reddetti. Ek kararda, AİHS m. 35'te kabul edilebilirlik koşullarının açıkça düzenlendiği, uluslararası hukukun genel kabul gören ilkelerine göre ancak iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve kesin karardan itibaren dört aylık süre içinde başvurulabileceği belirtildi. İç hukuk yollarının tüketilmesinin başvurucu için bir yükümlülük olduğu; ilk derece kararından sonra süresi içinde istinaf, varsa Yargıtay yoluna başvurulması ve son olarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun tüketilmesi gerektiği ifade edildi.

Gerekçede, bu şartın yalnız AİHS'te değil birçok bölgesel ve uluslararası belgede ön koşul olarak yer aldığı; kaynağını uluslararası teamül hukukundan aldığı; aksinin kabulünün egemen bir devletin yargı yetkisini bağımsızca kullanmasına müdahale anlamına geleceği savunuldu. Kararda ayrıca AİHM'in bir temyiz mahkemesi olmadığı, delillerin kabul edilebilirliği ve nasıl değerlendirileceğinin ulusal hukukun ve ulusal mahkemelerin yetkisinde bulunduğu; aksi bir yaklaşımın AİHM'in kendi rolüne getirilen sınırları aşması sonucunu doğuracağı belirtildi.

Karar, Cumhuriyet savcısının mütalaasına uygun olarak oy birliğiyle verildi. Ek kararın talep eden müdafiye ve hükümlüye tebliğine, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz edilebileceğine hükmedildi.

Neden tartışılıyor?

Tartışmanın merkezinde, Türkiye'nin taraf olduğu AİHS'in kesinleşmiş AİHM kararlarına uyma yükümlülüğünü düzenleyen m. 46 hükmü ile iç hukuk yollarının tüketilmesi şartı bulunuyor. Karara yönelik eleştiriler, AİHM'in bu başvuru özelinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun etkili bir iç hukuk yolu olmadığı sonucuna vardığını ve başvurucunun bu sürecin sonuçlanmasını beklemek zorunda olmadığını ayrıntılı gerekçelerle ortaya koyduğunu ileri sürüyor. Bu çerçevede, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesinin AİHM'in kendi değerlendirmesiyle çeliştiği savunuluyor.

Buna karşılık yerel mahkemenin yaklaşımı, uluslararası bir yargı mercinin ulusal yargı yetkisinin yerine geçemeyeceği ve iç hukuk yollarının tüketilmesinin başvurunun esasına geçilmesinin ön koşulu olduğu düşüncesine dayanıyor. Bu görüşe göre AİHM, delil değerlendirmesi yapan bir temyiz mercii gibi hareket edemez; yeniden yargılama talebi, ancak iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve olağan kanun yolları çerçevesinde ele alınabilir. İki tarafın da dayandığı kurallar aynı Sözleşme metninden çıktığı için tartışma, hangi kuralın somut olayda öncelik taşıdığı noktasında düğümleniyor.

Karar kimleri ve hangi başvuruları etkiliyor?

Karar, AİHM'den lehine ihlal kararı almış başvurucular ile ceza yargılamasında yeniden yargılama, infazın durdurulması veya tahliye talebinde bulunan müdafiler açısından doğrudan bir usul sorusu doğuruyor. CMK m. 318/3 uyarınca bu taleplerin dosya üzerinden incelenmesi, duruşma yapılmaksızın karar verilmesi sonucunu beraberinde getiriyor. Uygulamada, AİHM kararına dayanan başvurularda yerel mahkemelerin iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğini nasıl değerlendirdiği ve AİHM'in iç hukuk yolunun etkinliğine ilişkin tespitlerini gerekçeye nasıl yansıttığı belirleyici hale geliyor.

Uygulamada nelere dikkat edilmeli?

  • Yeniden yargılama talebinin CMK m. 318/3 kapsamında dosya üzerinden karara bağlandığını; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebildiğini takvimde ayrı bir kalem olarak işaretleyin.
  • AİHM kararına dayanan başvurularda, iç hukuk yollarının tüketildiğini gösteren kronolojiyi (ilk derece, istinaf, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi aşamaları) tarih ve belge numaralarıyla birlikte dosyaya ekleyin.
  • Dilekçede, AİHM'in iç hukuk yolunun etkinliğine ilişkin tespitlerini ayrı bir başlık altında ele alıp yerel mahkemenin gerekçesine doğrudan cevap verin.
  • İtiraz dilekçesini verirken tebliğ tarihini esas alın; sürenin son gününü adli tatil ve resmi tatil etkisi bakımından ayrıca değerlendirin.
  • İnfazın durdurulması ve tahliye taleplerini, yeniden yargılama talebinden bağımsız olarak ayrı ayrı gerekçelendirin; her biri için ayrı sonuç talep edin.

Sık Sorulan Sorular

AİHM kararları Türkiye'de bağlayıcı mı?

AİHS, Türkiye'nin taraf olduğu kesinleşmiş AİHM kararlarına uyma yükümlülüğü öngörür. Bu yükümlülüğün iç hukukta hangi usulle yerine getirileceği, yerel mahkemelerin yeniden yargılama başvurularını nasıl değerlendirdiğiyle doğrudan ilgilidir.

Yeniden yargılama talebi hangi gerekçeyle reddedildi?

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, talebi 5271 sayılı CMK m. 318/3 uyarınca dosya üzerinden reddetti. Gerekçede iç hukuk yollarının tüketilmediği belirtildi; AİHM'in temyiz mahkemesi olmadığı ve delil değerlendirmesinin ulusal mahkemelerin yetkisinde bulunduğu vurgulandı.

Bu karara itiraz edilebilir mi?

Evet. Kararda, tebliğden itibaren iki hafta içinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz edilebileceği belirtildi. Süre, tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.

İç hukuk yollarının tüketilmesi ne anlama gelir?

İlk derece kararından sonra süresi içinde istinaf, varsa Yargıtay yoluna başvurulması ve son olarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun kullanılması anlamına gelir. Kabul edilebilirlik incelemesinin olumlu sonuçlanması, başvurunun esasının incelenmesinin ön koşulu olarak görülüyor.

Sizce kesinleşmiş bir AİHM kararının iç hukukta uygulanmaması, yeniden yargılama kurumunun işleyişi açısından nasıl bir sonuç doğuruyor?

Yeniden yargılama, infazın durdurulması ve AİHM kararlarının iç hukukta uygulanmasına ilişkin mevzuat ve içtihat, AyLex üzerinden kaynaklarıyla birlikte araştırılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Önce görün, sonra karar verin.
Demo ücretsizdir; tüm modülleri canlı gösterelim.

İlgili yazılar